| İ. Melih Gökçek, Gerçek Dışı Provokatif Sözlerle; Şiddet ve Yıkım İçin Ortam Yaratmaya Çabalıyor ! |
|
|
|
18 Mart 2008 günü, kendisini destekleyen bir televizyon kanalında konuşan İ. Melih Gökçek; Dikmen Vadisi’nde süren kentsel dönüşüm sorununa dair, yine yalan konuştu ve halka yönelik tehditler savurdu ! Dikmen Vadisi halkının, gerek yargı organları ve ilgili kurumlar, gerekse kamuoyu tarafından haklı bulunan taleplerini ve direnişini karalama çabasıyla, aynı zamanda soruna dair şiddet ve yıkım tercihini meşrulaştırma amacıyla, bir kez daha vadiye dair gerçek dışı provokatif sözler sarf etti ! Gökçek Ne Dedi ? İ. Melih Gökçek, konuk olduğu program sunucusunun Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi’nde yaşanan sorunlar konusundaki danışıklı bir sorusu üzerine; Vadide belediye ile halen sözleşme imzalamayan, yani projeye itiraz ederek vadiyi terk etmeyen kişilerin evlerine yönelik yıkım yapacağı tehdidini yeniledi. Ancak yıkım nedeniyle vadide büyük olaylar çıkacağını, çünkü vadide yaşayanların, belediye ile sözleşme imzalayanların boşalttıkları evlere militanlar yerleştirdiğini iddia eden Gökçek, böylelikle halka uygulayacağı şiddet ve zulme karşı, kamuoyunda oluşacak tepkileri bu günden dindirmeye, kendini haklı göstermeye çalıştı. Aynı zamanda vadi halkını ve haklı direnişini, mülki makamlara ve kolluk güçlerine hedef göstermeye de çabaladı. Öte yandan Gökçek konuşmasında, bu sözleri ile çelişen kimi gerçekleri de itiraf etmek durumunda kaldı. Düne kadar, vadide belediye ile anlaşma yapmayan az sayıda, beş on kadar ev kaldığı yalanını dile getiren Gökçek; bu sefer söz konusu programda, 450 kadar konutun henüz belediye ile anlaşmadığını söyledi. Bilindiği üzere gerçek rakam ise 900 civarıdır. Öte yandan Gökçek, Dikmen Vadisi Kentsel Dönüşüm Projesi’ni savunup, bu projeye itiraz eden yöre sakinlerinin evlerini yıkma tehdidinde bulunurken; bir önemli gelişmeyi de itiraf etti. Gökçek, proje kapsamında 3 üncü etap hakkında idari yargı tarafından bir yürütmeyi durdurma kararı verildiğini söyleyerek, bir anlamda yargının da bu projeyi hukuka aykırı bulduğunu dile getirmiş oldu. Gökçek, Şiddet ve Yıkımı Meşrulaştırma Çabasında ! Dikmen Vadisi halkı olarak, yaklaşık 3 yıldır devam eden bu sorunun çözümünde, yürürlükteki mevzuatın da ön gördüğü “anlaşma/uzlaşma” yolunu, bunun içinde öncelikle belediye yetkililerinin biz yöre sakinleri ile diyaloğa geçmesi gerektiğini sürekli dile getirdik. Haklı ve hukuki taleplerimizi, ekonomik-sosyal gerçekliğimizi gözeten; yöredeki ranta el koyup onu sermayeye pazarlama amacı yerine, biz yöre sakinlerinin ve bütün bir kentin yararına olacak bir kentsel dönüşüm projesinin yaşama geçirilmesini istedik. Ancak İ. Melih Gökçek ve belediye yetkilileri, sürekli gerilimi tırmandırma yolunu seçerek, gelinen noktada şiddet ve yıkım içeren, bir anlamda halka savaş açan, insan haklarına ve demokratik değerlere aykırı bir tutumu benimsedi. Çünkü gerek kararlı direnişimiz, gerekse yargı organlarının ve kimi kurumların taleplerimizi ve itirazlarımızı haklı bulan kararları, Gökçek’in kentsel dönüşüm projesini durma noktasına getirmiştir. Bu nedenle, yandaşı sermaye gruplarına vadiyi altın tepside sunamayan Gökçek, daha da saldırganlaşmakta, rant hırsı ile akla ve vicdana sığmayacak uygulamalara yönelmektedir. Bu amaçla önce, yaşadığımız yörede belediye hizmetleri fiilen durdurularak, yaşamımız çekilmez hale getirildi. Aylardır belediye, ne çöplerimizi topladı, ne de patlayan kanalizasyonları, su borularını tamir etti. Sokak lambalarımız söndü, telefonlarımız kesildi, telefon ve elektrik hatlarına sabotajlar düzenlendi. Belediye araçları, yollarımızı tahrip etti, sokaklarımıza molozlar döküp ulaşımımızı engelledi. Şimdi de Gökçek, yörede yaşayan bizlerin evlerini şiddet ve zor ile yıkıp, hepimizi sokağa atma çabasındadır. Bu amaçla 1 Şubat 2007 günü vadiye, 5300 polis ve bir o kadar belediye görevlisinin yer aldığı bir yıkım operasyonu düzenlendi. Ancak hukuki ve meşru haklılığımız nedeniyle yıkım yapılamadı, yalnızca bir gözdağı verildi. Bizzat Gökçek, konuyla ilgili her defasında tehdit ve hakaretler içeren beyanlarda bulundu. Yörede yaşayan halka “çapulcular”, “teröristler”, “militanlar” şeklinde sözler sarf etti. Amacı, şiddet ve baskı içeren yöntemlerini, polis eşliğinde gerçekleştirmeyi amaçladığı bir yıkım saldırısını meşrulaştırmak, kamuoyunun muhtemel tepkisini engellemektir. Gerçekleri Kendiniz Görün ! Bütün Ankaralıları, Dikmen Vadisi’ne tanıklığa davet ediyoruz. Yaşadığımız çileye, haklı taleplerimize ve mücadelemize, gelin tanık olun ! Vadide, 70 li 80 li yıllardan bu yana yaşayan, sizler gibi hayata tutunma, öncelikle çocuklarına güvenli bir gelecek yaratma çabasında, sizler gibi ekmek ve geçim kavgasında olan insanlar yaşıyor. Bir çoğumuz emekli; bir çoğumuz halen memur, işçi veya işsiz; bir çoğumuz aile, çocuk sahibi; biz de vergi veren, askerlik yapan, bu kentin bu ülkenin gelişimine katkıda bulunan vatandaşlarız; bizler ne teröristiz, ne de militanız ! Hatta yıkım günü yöremize gelen polis güçleri arasında, çocuklarımız, akrabalarımız bile vardı. Bizler yalnızca hakkımızı istiyoruz; Gökçek’in yandaşı bir avuç zengin varlıklı kesim için değil, bütün bir kentin yararına kentsel dönüşüm yapılsın; bu arada biz yoksul emekçi yöre halkının barınma hakkı, yerinde ıslah talebi kabul görsün istiyoruz ! Gelin evlerimizde misafir olun ! Gelin soframızda, çayımızı yudumlayın, bizimle ekmeğimizi bölüşün ! vadimizin, şimdi Gökçek tarafından beton yığınları altında yok edilmek istenen doyumsuz yeşilinde, temiz havasında bizimle birlikte olun ! Gelin, Gökçek’in, bu kentin yoksul, emekçi insanlarına nasıl bir zulüm uyguladığına, gerçekleri nasıl çarpıttığına, yalanlarına tanık olun ! Onun gerçekte, bu kentin, bu kentte yaşayanların değil; bir avuç zengin varlıklı kesimin belediye başkanı olduğuna tanık olun ! |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



